Slow World & Covid-19

Cittaslow, 1999 yılında İtalya’da kurulmuş uluslararası bir belediyeler birliğidir.

Cittaslow hareketinin kuruluş amacı kentlerin kendi kimliklerine sahip çıkarak, küreselleşme sonucu ortaya çıkan kentlerin birbirine benzemesine, aynılaşmasının önüne geçilmesidir. Kentlerin yönetilirken yerel yemeklerine, yöresel mimarisine, geleneklerine, göreneklerin, zanaatlarına, esnafına sahip çıkılması ve desteklenmesi, birliğin üye kentler için ortaya koyduğu kriterler vasıtasıyla sağlanmaya çalışılmaktadır.

Bazılarımız yavaş şehir “slow city” olan bir kent veya kasabada yaşamayı hayal ederken tüm dünya beklenmedik bir zamanda “slow world” oluverdi. Şimdi fark ettik ki dünya ne hızlı dönüyormuş meğer. Dünya tarihinde pek ender görülen, bizlerin tanık olmadığı yeni bir virüs kaynaklı bir hastalık tüm dünyayı esir aldı. Dünyanın bizden istediklerini veya beklentilerini hep göz ardı ettiğimiz bir gerçek. Ama biz hep isteyen taraf olduk. Bir liste yapacak olsak, tartışmasız dünyanın bizden istedikleri, bizim ondan istediklerimiz yanında devede kulak kalırdı.

Ne kadar ben öyle değilim desek ne kadar inkâr etsek de kendimize bile itiraf edemediğimiz gerçekleri kabullenmeyiz. Doyumsuzluklarımız, hırslarımız, bencilliklerimiz, egolarımız, hiç bitmiyor ne yazık ki. Yeter demeyi ve şükretmeyi bilmiyoruz. Hep daha fazlasını istemeye, elde etmeye, elde ederken bile yakıp yıkmaya, hoyrat davranmaya devam ediyoruz. Geçmişten hiç ders almıyoruz. Ya bundan sonrası için gelecek amansız hastalıklar, virüsler ne olacak?

Dünyayı hep yeniden dizayn etmeye çalışanlar. Gelecekte beklenen antibiyotik direncinin Covid19’dan 5­-6 kat daha fazla tehlikeli olacağını bekleyen bilim dünyası yanılmıyorsa ne olacak? Geçmişte yaşanan bulaşıcı hastalıklar; sıtma, tifüs, dizanteri, kolera, iskorbüt, karahumma, veba, çiçek, kızamık, kabakulak, tetanos, tirahom, hepatit, SARS, MERS, AIDS, kuş gribi, domuz gribi, deli dana, corona son olarak da Covid19 ve bundan sonra dünyamızı, yaşamımızı alt-üst edecek bulaşıcı hastalıklar…

Bilim hemen hemen hepsini yendi ya da baskıladı.  Covid19’u da yenecek. Bu duruma kaderci yaklaşmanın ya da kaderin olanca ağırlığı ile üstümüze çöktüğü duygusunu her an çevremizi kuşatan kötümser tablonun dağılacağını umut ediyorum. Önemli olan ders almak, dünyamıza sahip çıkmak. Önemli olan insanlığımızı kaybetmemek. Ve önemli olan başta silah, ilaç, gıda terörüne son vermek. Ancak ticari kaygıların azaldığı, ihtiyaç olan ile yetinilen, üretime odaklı bir bilinçle kaygı duymadan, korkusuz ve sağlıklı bir dünyada yaşamayı hak ederiz.

Sınırlı kaynaklarımızın sınırsız isteklerimize yem olmaması dileğiyle…

Sağlıkla kalın!

Tags:
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.