Çocuk Kaygı Terapisti ve NLP Uzmanı Burcu Polatdemir sporda rekabetin önemiyle ilgili merak edilen soruları cevapladı.

Sporda rekabet ne kadar önemli? Zannedildiği kadar motivasyon verici bir unsur mu?

Gelişme çağında çocukların kazanma-kaybetme olguları üzerine yanlış bir algı oluşturmamaları için sınırların iyi çizilmesi gerekir. Turnuva veya yarış sonrası ‘kazanmış’ ya da ‘kaybetmiş ‘olmak duygusunun, bireyde aşırı olumlu duygu veyahut mutsuzluk duygusunu uzun süre hissettirmemesi gerekir. Ebeveynlerin bu süreçte neyi nasıl adlandırdıkları önem arz eder. Rakibini geçmek, rakibini yenmek cümleleri yerine ‘bir önceki performansımdan ne kadar iyiydim?’ diye sormak daha motive edici olacaktır. Kısa süreli motivasyon sağlaması faydalıdır fakat durumun birey için odak noktası olması dikkat dağıtıcı olabilir.

Rekabeti seven çocuk hayatın her alanında bu anlayışla mı hareket eder?

Çok küçük yaşlarda rekabet çocuğun zihnine nasıl etiketlendiyse çocuk için de aynı bakış açısı geçerlidir. Bizler veli olarak; ’Önemli değil biz sonuca bakmıyoruz ‘deyip kendimiz kazanamadığımız maç sonrası derin duygu sarmalına giriyorsak çocuk söylediğimizden çok yaptığımız davranışı modelleyecektir. Dolayısıyla burada ailede gördüğü model ve mizacının toplamını, okuldaki davranış biçimleri verir. Mizacında hırslı, mücadeleci olan bir çocuk aksi şekilde istese de davranamaz. Bu duyguyu da nasıl yönetmesi gerektiğini çocuk sosyalleştikçe farklı ortamlara girdikçe öğrenir. Evdeki konfor alanında değilse bu durumun getirdiği duygu yönetimini de sosyalleştikçe, yaşıtlarıyla aynı ortamda bulunduğu süre içerisinde dengede tutmayı zamanla öğrenir.

Herhangi bir müsabakada başarılı rakibin olduğunu bilmek, kaygıyı yükseltir mi?

Kaygının yaşam süremiz boyunca biz insanlara ‘uyanık ve farkında ol’ dedirten bir duygu olması açısından az miktarda olması faydalıdır. Bu ne demek; biraz endişe duyduğumuz bir sınav öncesi, bedenimiz zihnimiz alarm durumundadır. Fazlası bizi paralize eder, az miktarda olması farkında olmamızı sağlar. Rekabetin olması eğer oyuncuda, ‘ben bu yarışa/turnuvaya hazırım kendi bildiğimin en iyisini yapabilmek için buradayım’ duygusunu uyandırıyorsa endişelenecek bir durum yoktur. Rakibin bulunduğu derece, yaptığı skorlar tarzında edinilen fazla ayrıntı bilgiler, duygu durumu açısından yarışan kişi için kafa karıştırıcı olabilir. Rakibi bilmek, farkında olmak yeterli fakat ekstra bilginin özellikle turnuva öncesi çok uygun olmadığını düşünüyorum.

Golfte rekabetin önemi nedir?

Golf, bireysel bir spor. Bununla beraber açık havada da yapıldığı için strese çok fazla fırsat tanımayan bir tarafı da var. Oksijen alıp doğa içinde olmak, olumlu duygular hissetmek için yeterli derecede etken. Fakat turnuvalarda ödül gerçeği olduğu zaman her insanın içinde olan kazanma duygusu kişileri zaman zaman olumsuz etkileyebiliyor. Bunda yine çocukluğumuzda aldığımız eğitimin önemi ortaya çıkıyor. Kaybetme duygusunu sevmeyen bunu kabul etmeyen bir bireyseniz rekabeti; rakipten çok puan almaya odaklanmaya götürürsünüz. Bu da uzun vadede sporda kendimizle yarışmaktan çıktığı için, sosyal ilişkilerimize zarar veren bir durum olur.




Yani hiç rekabet olmasın sonucunu mu çıkarmalıyız?

Elbette olsun… Az önce belirttiğim gibi kaygı ve endişenin az boyutta olanı başarıya götüren unsur. Acaba yaptığım pratiklerde öğrendiklerimi uygulayabilecek miyim’ ya da önceki turnuvada yaptığın o yanlış vuruşu yapmayarak bir sonraki çukurda daha aktif oynayabilirim’ gibi kendimizi motive edici cümlelerle girdiğimiz tüm turnuvalar bizi başarılı kılar. Zaten o zaman bir bakmışsınız kendinizce iyi bir skor elde etmişsiniz, bundan sonrası zaten tatlı rekabettir. Herkes kendi kapasitesini bir üst noktaya çıkarmaya çalışır. Bu da sporcuya sürekli yükselen bir ivme getirir.

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.